64 kişi kendisini tutuyor, 12 arkadaşı var.
|
|
istanbul11500 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
nietzsche3226 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sanat3068 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
felsefe2920 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
HELP FOR CHILDREN2505 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
marksist idman yurdu896 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
ırkçılığa dur de892 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
hayyam772 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Facebook üyeliği olmayanlar582 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sosyalist577 üyesi var. üyelik serbest. |
"Habertürk spikeri Duygu Canbaş'tan şok eden deprem gafı: Deprem her ne kadar Doğu'da, Van'da da olsa hepimiz üzüldük"
Bilinçaltı öyle sinsi bir hastalıktır ki hiç ummadığın anda seni ele verir. Deprem her ne kadar "Doğu'da Van'da da olsak hepimiz üzüldük" demek medyanın gerçek yüzüdür.
Duygu Canbaş'ın açıklamalarından dolayı kendisini ve Haberturk'u Doğu'yu ve Van'ı 'ötekileştirmeye' karşı özür dilemeye çağırıyoruz!
Mekan mekan icinde,cennet cehennem icinde.
Düskün olan ne bilsin,aradaki sinir nerede?
yeri gögü saran gürültüler ortasinda,
dilinin dilsizi nacar insani!
insanoğlu yazıyı bulmasaydı ona günah yazacak bir dil bulunamazdı ve eğer
insanoğlu ateşi bulmasaydı cehennemde yanacak ateş olmazdı....
derler ki;
bir tanrıça gelir, aşk vaad eder
yalnızlığında
yapa/yalnız kalmış bir tanrıya..
kusura bakma rahatsız ettim.yeniyim ortak olduğumuz konularda bir şeyler paylaşabiliriz diye arkadaşlık önerdim
Vore vora hetî koura
Vengê tifongê yeno
Binê kemerodî nezon kamo
Xortê ma ke merdo
Herê wayê heq bo pîr bo
Ne wayê qederê makî nîyo
Na wo kou de adirê me esto
Na wo kou de cengê ma esto
''Karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız, yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa seven bir kişi olarak dışavurumunuzla kendinizi sevilen bir kisi yapamıyorsanız sevginiz güçsüzdür, bu bir talihsizliktir.''
karl marx
Her insan mutlu olamaz... Çünkü gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazl...a düşünür yarını. Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü.
Her insan mutlu olamaz... Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları, hak ettiğinden daha büyük umutlarla bekler hayatına girenleri. Ve asla göremez yanı başındakileri.
tüketim toplumu diyelim biz buna, geleceği umutla göremeyen geçmişe sıgınır, geçmişin kötü izlerini silmek için geleceğe doğru bakar, gün ise arada piç olmaktadır. dostlukları bile bir sigara gibi tüketiyoruz...
...sonu gelmez uçsuz bucaksız yalnızlıklarla dolu bir dünya
...yanılsamalarında da ötesinde hiçlik
...mi
...nedendir bu derin keder
...bu karmaşa
...sağır bir çığlıkta gizli hayaller
...sonsuzluk uykusu, sonsuz düşler
...hiçbiryere varmayan anlamsız serzenişler
...ve yükseklik
...bir mağaranın dolambaçlı yollarına çıkıyor umutlar
...derinlerden bir uyanış var varoşlarda
...irili ufaklı beton evlerden yükselen umutlar
...biriktiriyor tüm düşleri mavi gökyüzünde
...sağır bir tanrı, görmeyen,duymayan
........ve sessizlik...ve isyan..........
...sonra bıraktı omuzlarından aşağılara hüznü
....doğanın bütün renklerini taşırken yanlızlığında
....gitti
...göz yaşlarını bırakarak esen rüzgara...
Kendimi vurarak bu sıkıntıdan kurtulmamı önerdin ya hocu cidden gözlerim yaşarmış bir vaziyette yazıyorum bunları. Hiç aklıma gelmemişti...
Köyümde açmıştır şimdi nar çiçekleri özlem özlem
Yüreğimden sevda sevda türküler söylesem sana
Tel örgüler arasından ulaşır m'ola
O en güzel yarınlara erişir m'ola
Kör baskılar karanlıklar demir kapılar taş duvarlar
Olsa da dört bir yanımda söylerim türkümü sana
Kuş sesinden dağ yelinden ulaşır sana
Ulaşır sana o en güzel yarınlarda erişir sana
Dışarda kirletilmiş bir gökyüzü,yüreği yarılmışcasına ağlıyor.
Dışarda bir suçlu,dışarda bir katil, dışarda riyakar bir kadın haklıymışcasına susuyor. Dışarda namus bekcilerinin, yani erkek aklının düzdüğü bir dünya.
Bekareti bozulmuş koltuk altları gibi ter kokuyor. Ama olsun, olsun işte yüreğimin şakaklarına yağmur yağıyor.....
Gitmek yazgısı asılmış boynuma
Duramam olmadığın hiç bir yerde yar! Unutulmuş yaralarıma tuzdur adın
Kavgadır kalbimin gözündeki fer..Bir devrimin eskimiş yüzüyüm ben
Derinimde puslu ihtilaller..Gurbete gidiyorum
Olmadığın yerin gurbetine...
Sevgi ancak kendini, diğerini, dünyayı derin bir şekilde kabul ettiğin zaman mümkündür. Kabullenmek, sevginin içinde büyüdüğü alanı, sevginin içinde açtığı toprağı yaratır
ne kadar azsan,yaşamını ne kadar az görkemli kurmuşsan,o kadar çok şeyin vardır demketir ve görkemli yaşamın o denli büyüktür.....
Nêzan yeno virê to nam ê mi,
Nêzan yeno virê to çimê mi?
Pers nêkena ez se ken, senîna
Halê mi perîşano
şurda oturim de azcık dinlenyim bari :/ senin geleceğin yok hayırsız ciceroo :/
Kim o, deme boşuna
Benim, ben..
Öyle bir ben ki gelen kapına
Baştan başa sen!
Cicero toprağım topla valizlerini Davos'a yerleşiyoruz. Tayyip oraya gelmicek söz verdi
İnsanın yolu da yolculuğu da, öz'ündeki aşk'adır. Karşısına çıkanlar ise, oyuncaklarıdır yalnızca. Onurlandırmalı ve devam etmelidir yoluna... Eğer ki aşk'a değil Aşığa takılırsa can, vay haline... aşk olmayı becerdim mi bir kere, o zaman aşığa ihtiyaç yoktur.
Bendeki kendini,ve kendindeki beni keşfedebilir,sonra da korkup benim içimdeki kendini öldürebilirdin,Bu nedenle senin, herhangi biri yada herkesin kölesi olma özgürlüğün uğruna ölme gönüllüğünden vazgeçtim...
naletlenmiş insan..heyacan duymaya başlayınca.,bundan dolayıdır ki kovulmuştur sadece haz alabildiği cennetinden..
kendi yarattığı tanrısının....
yitiktir yüreğim ve yanlız..kalabalıklar içinde olsada bedenim...
toprağa düşen yağmur taneciklerinin dansıdır zaman..
..bilgecedir yanlızlık ve derin..
gülüstandır duygular;sarhoştur beden....
ve karmaşadır hayat artık..arayıştır neyi?neden?
bilinmezliktir bilinç..yanılsamadır duygular..
anlamsızlaşmaktır,anlayamamaktır..hayrete düşmektir...sessizleşmektir.............ve.............
Kendimle konuşmayı öğretiyor yokluğun.
Işıklı bir kum saatini andıran
Bir mumun asaletiyle başlıyor zaman
Duvarlara güzelliğini işliyor
Parmaklarıma rehin gölgeler
Dans etmeye başlıyor sessizlik
Avuçlarımdan esen yellerle
Düşlerimi sahneliyor tek perdelik bir oyun
Tek seyircim gözlerimin çizdiği resmin
” İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, iste o havuzda kokuşur, o havuzda ölüp giderler. “
yüzde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim.)